Biyodizel

Biyodizel yenilenebilir, çevreci ve yerli bir enerji kaynağı olarak değerlendirilmektedir. Biyodizel, bitkisel yağların, evsel atık yağların ve/veya hayvansal yağların bir katalizatör eşliğinde kısa zincirli bir alkol ile (metanol ve ya etanol) reaksiyonu sonucunda açığa çıkan ve yakıt olarak kullanılan bir üründür. Biyodizel petrol içermez; fakat saf olarak veya her oranda petrol kökenli dizelle karıştırılmaktadır. Saf biyodizel ve dizel-biyodizel karışımları herhangi bir dizel motoruna, motor üzerinde herhangi bir modifikasyona gerek kalmadan veya küçük değişiklikler yapılarak kullanılabilmektedir. Yenilenebilir enerji yatırımlarının her geçen yıl artarak devam ettiği Dünya’da özellikle gelişmiş ülkeler arasında biyodizel kullanımını teşvik etmek için çeşitli yasal zorunluluk uygulamaları ve vergi muafiyeti düzenlemeleri bulunmaktadır. Ülkemizde ise Avrupa Birliği’nin yenilenebilir enerji politikalarına uyum gereği 6 Haziran 2017 tarihli yayınlanan Resmi Gazete’de, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunca motorinin toplamına en az %0,5 oranında yerli tarım ürünlerinden ve ve/veya bitkisel atık yağlardan üretilmiş biyodizelin harmanlanmış olması zorunluluğu getirilmiştir. Ülkemizde yürürlüğe giren ilgili yasa, yenilenebilir enerji kaynakları kullanımının arttırılması , petrolde dışa bağımlılığın azaltılması ve yerli tarım ürünü üretiminin artması yönünde son derece önemli bir gelişme olarak değerlendirilmektedir.

Biyodizelin üretiminde tarımsal kaynaklardan enerji elde etmek için gerçekleştirilen “enerji tarımı” kapsamında ekimi gerçekleştirilen bitki türleri arasında aspir, kanola, ayçiçeği, soya ve mısır bulunmaktadır. Bitkisel atık yağların ve ekimi yapılan enerji bitkilerinin ham madde olarak kullanıldığı biyodizel, tarım, sanayi ve çevre konularıyla birlikte ele alınan ve bu alanlarda eş zamanlı olarak katma değer yaratma potansiyeli bulunan çok yönlü bir proje olarak görülmektedir. Yerli tarım ürünlerini kullanma zorunluluğu bulunan yegane sektör olan biyodizel sektörü, nadasa bırakılmış toprakların değerlendirilmesi ile bölgesel tarımın gelişimi ve kırsal ekonominin canlandırılması, eldeki kaynaklar ile ulusal enerji çözümlerinin geliştirilerek dışa bağımlılığın azaltılması, fosil yakıtların zararlı etkilerinden uzaklaşılarak karbon emisyonun düşürülmesi gibi önemli ilkeler ile hareket etmektedir.

Biyodizel üretim sürecinin bir çıktısı olarak, kimya sanayinden ilaç sanayine, deterjan sanayinden, kozmetik ve gıda sanayine kadar faklı kullanım alanları bulunan yan ürün gliserin, elde edilmektedir.