Kırsal Kalkınma Potansiyeli ile Enerji Tarımı

Yenilenebilir enerji, ülkelerin enerji ihtiyaçlarının yerel kaynaklar ile karşılanması yoluyla dışa bağımlılığın azaltılması ve çevrenin sürdürülebilirliği açısından önemli bir yere sahiptir. Türkiye, Ulusal Yenilenebilir Enerji Eylem Planı kapsamında 2023 yılına kadar toplam elektrik enerjisi talebinin en az yüzde 30’unu ve ulaştırma sektörü ihtiyaçlarının da yüzde 10’unu yenilenebilir enerjiden karşılamayı hedeflemektedir. Yenilebilir enerji kaynakları arasında dünyada etkisi giderek artan biyoyakıtlar ise sahip olduğu tarımsal potansiyel ile kırsal kalkınmanın etkili bir yolu olarak görülmektedir.
Biyoyakıt üreten tesisler, hammadde olarak kullanılmış yemeklik yağları ve enerji tarımı bitkilerini kullanarak günlük hayatımıza entegre edilebilecek şekilde enerji üreten projelerdir. ABD, Latin Amerika ve Uzak Doğu ülkeleri, özellikle biyoyakıtlar alanında kendi tarım desenlerine uygun hammaddeler ile üretilebilecek seçimler yaparak sektörel gelişimin önünü açmışlardır. Türkiye’de de son on yılda devlet politikaları ve yasal düzenlemeler ciddi bir yol alındığı bilinmektedir. Ülkemizde, geçen 10 yıl içerisinde biyoyakıt üretimi yerli kaynaklarımızı kullanarak büyüme sürecine girmiştir. İlk adım olarak 2013 yılında buğday, mısır gibi nişasta içeren bitkisel kaynaklardan yerli olarak üretilen Biyoethanol’ün benzine %3 harmanlama zorunluluğu başlamıştır. 2018 yılında ise yeni yatırımları desteklemek, yerli tarımı ve atık bitkisel yağ toplayıcılığını teşvik etmek amacıyla EPDK tarafından motorine %0,5 oranında biyodizel harmanlama zorunluluğu getirilmiştir. Biyodizel harmanlama zorunluluğunun daha ilk yılında, 110 bin ton biyodizel üretimi ile ülkemizde bugüne kadar ulaşılan en yüksek seviyeye ulaşılması beklenmektedir. Yerli tarım ürünleri kullanma zorunluluğu bulunan biyodizel sektöründeki ilerleme, enerji tarımında da yükselişi beraberinde getirmiştir. 2017-2018 ekim-hasat yılında rekor miktarda artan kanola ekimi 465.000 dekar alana ulaşmış, bu yıl ise %100’e yakın bir artış gerçekleşmiş ve 850.000 dekar alanı geçmiştir.
Türk Çiftçisi ve Türk Ekonomisi İçin Önemli Bir Fırsat
Enerji tarımı alanında kat edilen mesafe ile ekim alanlarındaki yaşanan artışın yanı sıra, bölgesel olarak tarım ürünlerini işleyen tesislerin kapasite kullanım oranları da yükselmekte ve yem hammaddesi, küspe ihtiyacı bölgesel olarak karşılanmaktadır. Ayrıca Küspe ithalatı için de yerli ikame oluşturulmaktadır. 2018 yılında üretilen Biyodizel’in yaklaşık iki katı oranında 200.000 ton küspe üretilmiş ve ithal ikamesi gerçekleşmiştir.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın destekleriyle gerçekleştirilen doğru tarımsal modeller, kısa zamanda önemli kazanımlar elde edilebileceğini göstermiştir. Sözleşmeli tarım uygulamaları yoluyla son 10 yılda Aspir ekimi yıllık 20 ton gibi sembolik bir miktardan 45.000 ton’a çıkarken, sadece bu yıl 118.500 ton Kanola üretimi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca Samsun, Ankara, Tokat ve Diyarbakır gibi Türkiye’nin farklı bölgelerinde yer alan TAGEM’e bağlı Enstitülerde, tohumluk üretimi başlatılması ve bu yolla ülke genelinde başta ketencik olmak üzere yeni yağlı tohum bitkilerinin ekiminin yaygınlaştırılması çalışmaları sürdürülmektedir. Bugün enerji tarımı için önemli olabilecek ketencik bitkisinin tohum ıslahı ve deneme ekimleri neredeyse Anadolu’nun her köşesinde süründürülmektedir.
Sürdürülebilir tarımsal uygulamalar ve doğru politik düzenlemeler yoluyla gerekli destek sağlanırsa, enerji tarımı alanında yakalanan ivme, artarak devam edecektir. Yağlı tohum bitkilerinin ekiminin yaygınlaştırılması için yapılacak her hamle, başta gıda ve yem sanayi olmak üzere birçok alanda olumlu etkilerini gösterecektir. Nadasa bırakılmış toprakların yağlı tohum bitkileri ile yeniden yeşermesi sağlanarak, kırsal kalkınmanın önü açılacaktır. İklimsel koşulları ve tarımsal potansiyeli ile Türkiye, yağlı tohum ekiminin yaygınlaştırılması için gerekli koşullara sahip bulunmaktadır. Bugün ithalatçı konumda olan ülkemiz, mevcut potansiyelin değerlendirilmesi ile milyarlarca dolar tasarruf edecek, dışa bağımlılığın azaltılması ve yerli tarımın desteklenmesi yoluyla kırsal kalkınmanın sağlanması için de ciddi bir adım atmış olacaktır.