Akaryakıtta Yeni Dönem

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun, motorine binde 5  oranında biyodizel harmanlanması zorunluluğu uygulaması  1 Ocak 2018 tarihi itibariyle yürürlüğe girdi. Akaryakıt sektöründe yeni bir dönem olarak görülen bu uygulama, İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof Dr. Filiz Karaosmanoğlu ve Biyodizel Sanayi Derneği Başkanı ve DB Tarımsal Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Borovalı tarafından değerlendirildi.

TRT Haber ve TRT Radyo 1 ortak yayını “Haber Yorum” programına katılan Karaosmanoğlu, yerli kaynaklardan, yerli üretim ile ithal ikamesi sağlayan  biyodizel harmanlaması zorunluluğunun, benimsenen Milli Enerji Politikası kapsamında çok önemli bir adım olarak gördüklerini ifade etti. Karaosmanoğlu, Haziran 2017 yılında açıklanan Milli  Enerji Politikası’na göre Türkiye’nin güçlü ekonomisi ve enerji güvenliğinin, arz güvenliği, yerlileştirme ve öngörülebilir piyasa olmak üzere üç önemli ayağı bulunduğunu belirtti. Enerji tarımını destekleyen biyodizel sektörünün, Anadolu’nun kıraç bölgelerinde zorlu iklim koşullarında yetişebilecek aspir, ketencik gibi yağlı bitki türlerinin tarımsal faaliyetlerinde artış yaşanmasını sağlayacağını dile getiren Karaosmanoğlu, bunun Türkiye’de yeni istihdam alanları açacağını söyledi. Karaosmanoğlu sözlerine şöyle devam etti; “Akaryakıt sektörüne girecek her litre biyodizel ile tarımsal faaliyetler tetiklenecek, atık bitkisel yağların geri dönüşümü artacak, ithalatta azalma yaşanarak ulusal kazanç artacak.  İthalatta azalma ve karbon salınımının azalması olarak iki önemli kazanç sağlayacağız.”  

Biyodizel üretiminde kullanılan atık bitkisel yağların geri dönüşümünün üzerinde önemle durulması gereken diğer bir konu olduğunu vurgulayan Karaosmanoğlu, “ Bugün kullanılmış kızartma yağlarının yarısı kayıt dışı şekilde kullanılıyor ya da kanalizasyona gidiyor. Bu çok ciddi bir problem. Kullanılmış kızartma yağlarının toplanma yüzdesi çok düşük. Lisanslı toplayıcılar ve belediyeler işbirliği ile etkin bir süreç yönetimi gerekmektedir. Biyodizel sektörünün gelişimine paralel olarak, atık bitkisel yağ geri dönüşüm miktarlarında da artış yaşanacaktır”dedi.  Son olarak biyodizelin bereketi ile geldiğini söyleyen Karaosmanoğlu, sektörde devlet desteği ile ilerleme görüldüğünü ve biyodizel üretimi arttıkça harmanlama zorunluluk miktarının %5’e kadar yükselmesini umduklarını sözlerine ekledi.

Biyodizel Sektörü İçin Tarihi Bir Fırsat

               Biyodizel Sanayi Derneği Başkanı ve DB Tarımsal Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Borovalı’nın da telefon bağlantısı ile katıldığı programda  Borovalı,  biyodizel sektörünün tarihi bir fırsat yakaladığını ifade etti. Türkiye’de biyodizel harmanlamasının 10 yıldır başarılıyla sürdürüldüğünü dile getiren Borovalı, EPDK’nın  biyodizel sektörünün önün açabilmek ve buna bağlı olarak yerli tarım uygulamaları yoluyla yağlı tohum üretiminde dışa bağımlılığı azaltmak, atık bitkisel yağların geri dönüşümünü teşvik etmek  için bir harmanlama zorunluluğu getirdiğini söyledi. 2017 yılında Türkiye’de  toplam 70 bin ton biyodizel üretimi gerçekleştirildiğini açıklayan Borovalı, “Türkiye’deki motorin kullanımını düşündüğümüzde, zorunlulukla birlikte 2018 yılında  ülke genelinde 110 bin ton biyodizel harmanlaması gerçekleştirilmesi öngörülmektedir.  Türkiye’de faaliyet gösteren 4 kurum ile toplam 240 bin ton biyodizel üretim kapasitesi bulunmaktadır.   Ayrıca az önce sevindirici bir haber aldık. Bu yıl ekilmiş kanola alanında sadece Trakya bölgesinde %100’e yakın bir artış yaşandığı bildirildi. Devletimizin almış olduğu kararın olumlu etkilerinin 2018 yılında da görülmeye devam edeceğini düşünüyorum. Biyodizel zorunluluğu ile birlikte hem atık bitkisel yağ toplama oranlarında hem de yağlı tohum tarımında artışlar görüleceğine inanıyorum.  Fosil yakıtlara göre yüzde 45 oranında az karbon salınımı sağlayan biyodizelin, farklı alanlardaki ulusal yansımalarını hep birlikte göreceğiz” dedi.